1.Mektup

Her şeyi unutturan bir  sükûnete sahip. Sükûneti mizacından mı bilmiyorum, aslında şu an onu ne kadar az gördüğümü fark ediyorum. 

Ruhumu her daim okuyor, anlatmak için anlattıklarımı bile ilgiyle dinliyor, cümlemin sonunu bildiği halde onu yarıda bırakmıyor.

Benim gibi olan ama benim gibi olmayan biri o. 

Düşüncelerimin diğer yarısı, düşüncelerimi tamamlayan bordo bir leydi.

Ruhumun diğer yarısı o, çünkü onunla yan yana iken bile ruhumun tastamam olduğunu fark ediyorum.

Peki bedenimin diğer yarısı mı?

Hayır değil, peki bedenim  bedenlerden tiksinirken bu çok ta gerekli mi?

Ruhlarımız tastamam oluyorken bedenlerimiz bu kadar önemli mi?

Bedenim bedenine uygun değil diye ondan uzak mı durmalıyım?

Beni yaradan yüce rabbim   bu kusurum yüzünden  beni kabul etmez mi kullarının arasına?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

3.Mektup